Gemini Generated Image vlw8mkvlw8mkvlw8 e1770379325816

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: İş Sözleşmesinde Rekabet Yasağı ve Cezai Şart

T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
Esas No: 2020/11-670
Karar No: 2022/1544
Tarih: 17.11.2022
Konu: Rekabet Yasağı Sözleşmesi, Ticari Sır, Cezai Şartın Geçerliliği

Taraflar arasındaki “cezai şart ve tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. Direnme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

I. YARGILAMA SÜRECİ

Davacı İstemi: Davacı vekili; davalının taraflar arasındaki iş sözleşmesine istinaden müvekkili şirkette operasyon sorumlusu ve hat geliştirme lideri olarak çalıştığını, istifa ettikten sonra iş sözleşmesinde kararlaştırılan rekabet yasağına aykırı olarak müvekkili şirkete rakip olarak kurulmuş ve aynı alanda faaliyet gösteren bir şirkette çalışmaya başladığını, davalının bulunduğu pozisyon gereği müşterilere ve şirket içi ticarî sır niteliğindeki pek çok detaylı bilgiye erişim sağladığını, ayrılan diğer çalışanlarla birlikte haksız rekabet eylemi içerisinde bulunduğunu ileri sürerek sözleşmede belirlenen cezai şartın tahsilini talep etmiştir.

Davalı Cevabı: Davalı vekili; haklı sebeplerle iş akdini feshettiğini, müvekkilinin davacı şirketi zarara uğratmadığını, rekabet yasağı sözleşmesinin sınırsız ve işçinin ekonomik geleceğini tehlikeye düşürecek biçimde olmaması gerektiğini, sözleşmede bahsi geçen yasaklı iller dışında iş imkânının zaten olmadığını, bu hâliyle sözleşmenin geçerli olamayacağını savunmuştur.

Mahkeme Kararı: Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi; davalının ekonomik sebeplerle ayrıldığını, edindiği bilgilerin şirket bünyesindeki personelin de görebildiği “Soft” isimli bilgisayar programı içerisinde bulunduğunu, ticari sırların kullanıldığının ispatlanamadığını ve davalının çalışma hürriyeti kapsamında geçimini sağlamak için çalışması gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

II. BOZMA VE DİRENME SÜRECİ

Özel Daire Bozma Kararı: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi; sözleşmedeki rekabet yasağının yasal düzenlemelere uygun olduğunu, davalının pozisyonu gereği edindiği bilgilerin (özellikle Fransa taşımacılık faaliyetleri, fiyatlar vb.) ticari sır niteliğinde olduğunu, davalının rakip firmada işe başlamasının ihlal oluşturduğunu belirterek kararı bozmuştur.

Direnme Kararı: Mahkeme; işverenin ancak işçinin kusurunu ve uğradığı zararı kanıtlayarak zararını isteyebileceğini, ispat yükünün yerine getirilemediğini, sadece sözleşmenin varlığı ile benzer koldaki bir başka şirkette çalışılmayacağına yönelik belirlemenin Anayasa’nın çalışma özgürlüğü ilkelerine aykırı olduğu gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.

III. UYUŞMAZLIK VE GEREKÇE

Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; somut olayda taraflar arasında düzenlenen rekabet yasağı sözleşmesi kapsamında belirlenen cezai şartın talep koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.

Hukuki Değerlendirme:

İşçinin iş sözleşmesinin devamı süresince işverenle rekabet etmemesi sadakat borcu gereğidir. Ancak sözleşme sonrası rekabet yasağı için yazılı bir sözleşme ve haklı bir menfaat gerekir. TBK’nın 444. maddesine göre; rekabet yasağı kaydı, ancak hizmet ilişkisi işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkânı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması, işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerlidir.

Somut olayda, taraflar arasındaki sözleşmenin 11. maddesinde rekabet yasağına ilişkin zaman, yer ve konu sınırlaması öngörülmüş olup sözleşme geçerlidir. Davalının, davacı şirkette operasyon sorumlusu olarak çalıştığı, Fransa’ya yapılan taşımacılık faaliyetleri ile ilgili müşteri çevresi, anlaşmalar ve fiyatlandırmalar yönünden edindiği bilgilerin ticarî sır kapsamında olduğu açıktır.

Mahkemece, "bilgilerin Soft programında herkesçe görülebildiği" gerekçesiyle ticari sır olmadığı savunulmuşsa da; davalının pozisyonu ve işin mahiyeti gereği vakıf olduğu bilgilerin rakiplerin eline geçmesi halinde davacı şirketin zarara uğrama ihtimali bulunmaktadır. Bu bilgilere erişim imkânına sahip olan çalışan sayısının çokluğu, bilgilerin ticarî sır niteliğine halel getirmez.

Bu sebeplerle mahkemece, taraflar arasında akdedilen ve geçerli olan rekabet yasağı sözleşmesinin davalı tarafından ihlal edildiği, bu ihlal nedeniyle sözleşmede belirlenen ceza şartın talep koşullarının oluştuğu kabul edilmelidir.

IV. SONUÇ

Açıklanan nedenlerle;

Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun Geçici 3. maddesi atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince BOZULMASINA,

İstek hâlinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.11.2022 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

V. KARŞI OY YAZISI

Taraflar arasındaki sözleşmede salt "rakip firmada çalışmayı" yasaklayan açık bir hüküm bulunmamaktadır. Sözleşmede yer alan yasaklar; işçinin kendi adına rakip işletme kurması, ortak olması veya kendi adına iş yapmasıyla ilgilidir. Davacı, başka bir firmada hizmet akdiyle çalışmaktadır; bu durum "kendi adına iş yapma" kapsamında değerlendirilemez.

Sözleşmeyle üstlenilen yasaklamaların ne olduğunun, davacının dayandığı vakıalara göre karşılaştırılması gerekir. Sözleşmede sayılanların dışında kalan hususların yorum yoluyla yasaklara dahil olduğu sonucuna varılamaz. Aksine bir kabul, sözleşme ile çizilen sınırların aşılması ve cezai şartın sözleşmeselliği ilkesinin ortadan kaldırılması sonucunu doğuracaktır.

Haksız rekabet nedeniyle sözleşmeyle kararlaştırılan cezai şartı isteme koşulları gerçekleşmiş olmadığından, sonucu itibariyle doğru olan mahkeme kararının gerekçesi düzeltilerek onanması gerektiği görüşündeyim.

Yorumlar devre dışıdır