Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararı: Kira Borcunun İtiraz Edilmemesi Halinde Kesinleşmesi
Taraflar arasındaki "temerrüt nedeniyle tahliye” isteminden dolayı yapılan inceleme sonunda, İstanbul Anadolu 2. İcra (Hukuk) Mahkemesince verilen istemin reddine ilişkin karar alacaklı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonucunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına direnilmiştir. Direnme kararı alacaklı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
I. İNCELEME SÜRECİ
Alacaklı İstemi
Alacaklı vekili; borçlunun ödemediği aylara ait kira bedelleri için başlatılan tahliye talepli ilamsız icra takibinde Temmuz ve Ağustos 2014 kiraları ile "bakiye 1.456,00 TL" kira alacağını talep ettiklerini, ödeme emrinin tebliğ edildiğini, borçlunun itiraz etmediğini, kısmi ödeme yaptığını ancak bakiye kalan kira alacağını ödemeyerek temerrüde düştüğünü ileri sürerek tahliye talep etmiştir.
Borçlu Cevabı
Borçlu cevap dilekçesinde; tahliyeye ait kira bedellerini ödediğini beyan etmiş ve üç adet dekont sunarak istemin reddini savunmuştur.
Mahkeme Kararı ve Bozma Süreci
Yerel Mahkeme, Temmuz ve Eylül ayı kiralarının 30 günlük süre içinde ödendiği gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Yargıtay (Kapatılan) 6. Hukuk Dairesi ise, mahkemenin takip talebi ile istenilen "bakiye kira alacağı olan 1.456,00 TL'nin" ödenip ödenmediğini araştırması gerektiği gerekçesiyle kararı bozmuştur. Yerel Mahkeme, "bakiye alacak" ifadesinin afaki olduğu ve hangi aya ait olduğunun belirtilmediği gerekçesiyle direnme kararı vermiştir.
II. UYUŞMAZLIK
Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; alacaklı tarafından kira alacağının tahsili amacıyla tahliye talepli olarak başlatılan ilamsız icra takibinde, borçlunun temerrüde düşüp düşmediğinin tespiti için takip talebine konu edilen “ekli kira sözleşmesi içeriğine göre bakiye kalan 1.456,00 TL kira alacağı”nın ödeme emri tebliğinden itibaren 30 günlük süre içinde ödenip ödenmediğinin araştırılmasının gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
III. GEREKÇE VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME
İİK’nın 269/a maddesine göre, borçlu itiraz etmez ve kira borcunu da ödemezse alacaklı ödeme süresinin bitim tarihini takip eden altı ay içinde icra mahkemesinden tahliye isteyebilir. Alacaklının icra mahkemesinden tahliye isteyebilmesi için ödeme süresinin sona ermesini beklemesi gerekir.
Borçlu süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği için kira sözleşmesini kabul etmiş sayılır (İİK m. 269/2, c.2). Yani, borçlu kiracı icra mahkemesinde artık kira sözleşmesini inkâr edemez. Borçlu kiracı, süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği için, ödeme emri ile istenen kira borcunu da kabul etmiş sayılır. Bu nedenle, borçlu kiracı, icra mahkemesinde artık kira borcu miktarına itiraz edemez.
Önemli İlke: Borçlu kiracı, ödeme emrine süresi içinde itiraz ederek icra dairesine bildirmesi gereken itiraz sebebini, yani kira borcunu ödeme emrinin tebliğinden (veya takipten) önce ödemiş olduğunu, icra mahkemesinde ileri süremez ve icra mahkemesi böyle bir itirazı inceleyemez.
Bu hâlde, icra mahkemesinin inceleme yetkisi, İİK’nın 269/a madde hükmünde açıkça belirtildiği gibi, borçlu kiracının ihtar (ödeme) süresi içinde kira borcunu ödeyip ödemediği konusu ile sınırlıdır. İcra mahkemesinin, süresi içinde ödeme emrine itiraz etmemiş olan borçlunun ödeme emrinin tebliğinden önce kira borcunu ödeyip ödemediğini inceleme yetkisi yoktur. Aksinin kabulü borçlu kiracının (kira borcu bakımından) ödeme emrine itiraz etmemiş olması ile itiraz etmiş olması arasında hiçbir fark bulunmadığı sonucunu doğurur.
Somut olayda; borçlu ödeme emrine itiraz etmemiştir. Bu durumda borçlu kiracı, süresi içinde ödeme emrine itiraz etmediği için, ödeme emri ile istenen kira borcu kesinleştiğinden, İİK’nın 269/a maddesine göre icra mahkemesince 30 günlük ihtar müddeti içinde takipte kesinleşen kira borcunun ödenip ödenmediği incelenmelidir. O hâlde icra mahkemesince bakiye kira bedeli 1.456,00 TL’nin 30 günlük ödeme (ihtar) süresi içinde ödenip ödenmediği üzerinde durularak temerrüdün gerçekleşip gerçeklemediğinin belirlenmesi gerekir.
IV. SONUÇ
Açıklanan nedenlerle;
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı BOZULMASINA,
İstek hâlinde temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, kararın tebliğden itibaren 10 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 16.03.2021 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY YAZISI
Yargıtay’ın kökleşmiş içtihatları uyarınca ödeme emrine itiraz edilmemesi, takip borcunun takip öncesinde ödendiğinin icra mahkemesi önünde ileri sürülmesine engel değildir. İtiraz etmeyen ve ödeme süresi içinde icra dairesinde borcunu ödemeyen borçluya icra dairesi dışında borcunu ödediğini ispat hakkı verilirken, takip öncesinde ödediğini ispat hakkı verilmemesinin icra hukuk ilkeleri ile açıklanması mümkün değildir.
Somut olayda, takip talebinde bakiye kira bedelinin hangi aylara ait olduğu belirtilmemiştir. Borçluya ödeme belgelerini sunma imkânı tanındığına göre, istenen bakiye kira bedelinin neye ilişkin olduğunu bilmeyen ve bu konuda takip talebi ile ödeme emrinde açıkça belirtilmeyen ve yargılama aşamasında da açıklanmayan bu bakiyenin ödendiğinin borçludan ispatını beklemek usul kurallarına da aykırıdır.
Mahkeme kararının, takipte istenilen bakiye kira alacağının hangi aylara ilişkin olduğunun davacı alacaklıya açıklattırılması, kira alacağı belirlendikten sonra, borçlunun kiranın ödendiğini gösteren belgelerle karşılaştırılarak temerrüdün oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerektiği gerekçesi ile bozulması görüşünde olduğumuzdan Çoğunluğun bozma gerekçesine katılamıyoruz.
