Avans faizi nedir, hangi durumlarda istenir, oranı ne kadar? (2026)

Kısa cevap: Avans faizi, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranıdır ve 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ticari işlerden doğan borçlarda temerrüt faizi olarak istenebilir. Oran her yıl, bir önceki yılın 31 Aralık günü geçerli avans oranına göre belirlenir. 31 Aralık 2025 itibarıyla bu oran yıllık %39,75 olduğundan, 2026 yılında ticari işlerde uygulanacak avans faizi oranı yıllık %39,75’tir. Ticari nitelik taşımayan borçlarda ise kanuni faiz uygulanır. Alacağınızın faizini hesaplamak için faiz hesaplama aracımızı kullanabilirsiniz.

Avans faizi nedir?

Merkez Bankası, bankalara sağladığı kısa vadeli avans işlemleri için bir faiz oranı, senet iskontosu işlemleri için ise reeskont oranı belirler ve ilan eder. Uygulamada avans oranı reeskont oranının bir puan üzerinde seyretmektedir. Bu oranlar Merkez Bankası’nın para politikası faizi ile aynı şey değildir; ayrı bir kararla değiştirilir ve Resmî Gazete’de yayımlanır.

3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinin ikinci fıkrasına göre ticari işlerde temerrüt faizi oranı, Merkez Bankası’nın kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranının kanuni faiz oranından fazla olması hâlinde bu orandır. Oran yılda bir kez, bir önceki yılın 31 Aralık günü geçerli avans oranı esas alınarak belirlenir; 30 Haziran günü geçerli oran 31 Aralık’taki orandan en az beş puan farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran oranı uygulanır. Bu nedenle Merkez Bankası’nın yıl içinde oranı değiştirmesi, değişiklik beş puanlık eşiği aşmadıkça temerrüt faizi oranını kendiliğinden değiştirmez.

Sözleşmede daha yüksek bir temerrüt faizi kararlaştırılmışsa, ticari işlerde bu oran uygulanır (3095 m. 2/2, TTK m. 8). Faize faiz yürütülmesi, Türk Ticaret Kanunu’nun cari hesaba ilişkin hükümleri saklı kalmak üzere yasaktır (3095 m. 3).

Hangi durumlarda istenebilir?

Avans faizi istenebilmesi için iki şartın birlikte bulunması gerekir. Birincisi, borç ticari bir işten doğmalıdır. Türk Ticaret Kanunu’nun 3. maddesine göre bu Kanunda düzenlenen hususlarla bir ticari işletmeyi ilgilendiren bütün işlem ve fiiller ticari iştir; 19. maddenin ikinci fıkrasına göre ise taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmeler, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça diğer taraf için de ticari iş sayılır. Bu nedenle borcun yalnızca tacirler arasında doğması şart değildir; bir ticari işletmeyi ilgilendiren sözleşme veya haksız fiil de ticari iş niteliği taşıyabilir. Örneğin ticari işletmeye ait bir aracın karıştığı trafik kazasından doğan tazminat borcunda Yargıtay avans faizine hükmedilebileceğini kabul etmektedir. Tüketici işlemleri ise kanundaki özel düzenlemeler nedeniyle bu kapsamın dışında kalır.

İkincisi, borçlu temerrüde düşmüş olmalıdır. Muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer; borcun ifa edileceği gün birlikte belirlenmişse bu günün geçmesiyle ihtara gerek kalmaksızın temerrüt gerçekleşir (TBK m. 117). Haksız fiilde ise borçlu, fiilin gerçekleştiği tarihte temerrüde düşmüş sayılır.

Ticari işlerde mal ve hizmet tedarikine ilişkin geç ödemeler bakımından Türk Ticaret Kanunu’nun 1530. maddesi ayrı bir faiz rejimi öngörür; bu rejimin uygulandığı hâllerde oran farklıdır ve ayrıca değerlendirilmelidir.

2026 yılında oran ne kadar?

Merkez Bankası’nın 20 Aralık 2025 tarihli ve 33113 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan kararıyla kısa vadeli avans faiz oranı %39,75, reeskont faiz oranı %38,75 olarak belirlenmiştir. Bu oranlar 31 Aralık 2025 günü geçerli olduğundan, 3095 sayılı Kanun’un 2/2 maddesi uyarınca 1 Ocak 2026’dan itibaren ticari temerrüt faizi yıllık %39,75’tir. 30 Haziran 2026 itibarıyla avans oranında beş puanlık değişiklik bulunmadığından aynı oran yılın ikinci yarısında da uygulanır.

Yakın dönemde oran sık değiştiği için, temerrüdün başladığı tarihe göre her yılın oranı ayrı ayrı uygulanmalıdır. Örneğin Mart 2025’te %44,25, Eylül 2025’te %42,25 olarak belirlenen avans oranları, 3095 sayılı Kanun’daki dönem kuralı nedeniyle yıl içinde doğrudan uygulanmaz; her takvim yılı için bir önceki yılın 31 Aralık oranı esas alınır.

Örnek hesaplama

Bir toptancının perakendeci müşterisinden 1.000.000 TL fatura alacağı olduğunu ve borcun vadesinin 31 Aralık 2025 olduğunu varsayalım. Borçlu 1 Ocak 2026’dan itibaren temerrüttedir. 30 Haziran 2026’ya kadar geçen 181 gün için işleyecek avans faizi şöyle hesaplanır: 1.000.000 × %39,75 × 181 / 365 = 197.116,44 TL. Borç yıl sonuna kadar ödenmezse 365 günlük faiz 397.500 TL olur. Faiz yalnızca ana para üzerinden işletilir; işlemiş faize yeniden faiz yürütülmez.

İcra takibinde ve dava dilekçesinde “takip (dava) tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi” talep edilmesi, sonraki yıllarda oranın değişmesi hâlinde alacaklının yeni oranlardan yararlanabilmesini sağlar.

Kanuni faizden farkı ve 2026 değişikliği

Ticari nitelik taşımayan borçlarda temerrüt faizi, 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesindeki kanuni faiz oranıdır. Anayasa Mahkemesi, 22.07.2025 tarihli ve E.2024/24, K.2025/164 sayılı kararıyla (RG 01.12.2025) kanuni faiz oranının belirlenmesine ilişkin kuralı iptal etmiş ve iptalin 1 Eylül 2026’da yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Kanun koyucu bu tarihten önce 7589 sayılı Kanunla (RG 31.07.2026, yürürlük aynı gün) 3095 sayılı Kanun’un 1. maddesini yeniden düzenlemiştir. Yeni düzenlemeye göre kanuni faiz, Merkez Bankası’nın bir önceki yılın 31 Aralık günü geçerli reeskont oranının yüzde sekseni olarak belirlenir. 31 Aralık 2025 tarihli reeskont oranı %38,75 olduğundan kanuni faiz 31 Temmuz 2026’dan itibaren yıllık %31’dir; 1 Haziran 2024 ile 30 Temmuz 2026 arasında ise 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararıyla belirlenen %24 oranı uygulanmıştır. Ayrıntılar için yasal faiz oranı cevabımıza bakabilirsiniz.

Uygulamadaki fark önemlidir: aynı 1.000.000 TL alacak için 2026’nın ilk 181 gününde kanuni faiz (%24) yaklaşık 119.014 TL iken avans faizi 197.116 TL’dir. Bu nedenle borcun ticari iş niteliği taşıyıp taşımadığı, özellikle uzun süren davalarda alacağın değerini doğrudan etkiler.

Güncel yargı kararları

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.05.2025 tarihli ve E.2024/12-779, K.2025/294 sayılı kararında, borçlu belediye tacir sıfatını taşımasa bile uyuşmazlığa konu işin niteliği itibarıyla ticari iş olduğu durumda, Türk Ticaret Kanunu’nun 3. ve 19/2. maddeleri ile 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi uyarınca avans faizi istenebileceğine hükmetmiştir. Karar, belirleyici ölçütün tarafların sıfatı değil işin niteliği olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre avans faizi oranları, Merkez Bankası’nın oranı değiştirdiği tarihlere göre değil, 3095 sayılı Kanun’un 2. maddesinde öngörülen dönemlere göre uygulanır (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2010/9967, K.2010/23017). Bu kural, yıl içinde oranın değiştiği dönemlerde yapılan hesaplamalarda en sık itiraz konusu olan meseledir.

Sık yapılan hatalar

  • Merkez Bankası değişiklik tarihine göre oran değiştirmek: Oran yılda bir, beş puanlık eşik aşılırsa iki kez belirlenir.
  • Tüketici işleminde avans faizi istemek: Tüketiciye karşı ticari temerrüt faizi uygulanamaz.
  • Talebi açıkça yazmamak: Mahkeme talepten fazlasına hükmedemez (HMK m. 26); dilekçede yalnızca “yasal faiz” istenmişse avans faizine hükmedilmez.
  • Faize faiz işletmek: Cari hesap dışında bileşik faiz yasaktır.
  • Temerrüt tarihini yanlış belirlemek: İhtarname tarihi, vade ve haksız fiil tarihi ayrı ayrı değerlendirilmelidir.

Ticari alacakların tahsiline ilişkin hizmetlerimiz için icra ve iflas hukuku ve şirketler ve ticaret hukuku sayfalarımızı inceleyebilirsiniz.

Kaynaklar

  • 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun, m. 1, 2, 3 (7589 sayılı Kanunla değişik)
  • 8485 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı (RG 21.05.2024, 32552)
  • 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, m. 3, 8, 19, 1530
  • 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 117
  • Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası reeskont ve avans faiz oranlarına ilişkin karar (RG 20.12.2025, 33113)
  • Anayasa Mahkemesi, 22.07.2025 tarihli, E.2024/24, K.2025/164 sayılı karar (RG 01.12.2025)
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, 14.05.2025 tarihli, E.2024/12-779, K.2025/294 sayılı karar
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E.2010/9967, K.2010/23017 sayılı karar

Hazırlayan: Av. Kaan Kaplan · Son güncelleme: 5 Kasım 2026. Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir. Faiz oranları Merkez Bankası kararlarıyla değişebilir; güncel oran her hesaplamada ayrıca kontrol edilmelidir.

Yukarı Çık