KİRACININ TAHLİYESİ İÇİN AÇILABİLECEK OLAN DAVALAR NELERDİR?
Kira ilişkisi sona erdiğinde kiracının evi kendiliğinden boşaltmaması, ev sahiplerinin en sık karşılaştığı hukuki problemlerden biridir. Türk hukuku, kira ilişkisinde kiracıyı korumayı önceleyen bir sistem kurmuştur; bu nedenle kiracıyı çıkarmak için “kira sözleşmesi bitti” demek tek başına yeterli değildir. Tahliye için kanunda sayılan belirli sebeplerden birine dayanılması ve doğru hukuki yolun (dava veya icra) seçilmesi zorunludur.
Üstelik 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden doğan uyuşmazlıkların büyük çoğunluğu için zorunlu arabuluculuk dava şartı haline geldi. 1 Temmuz 2024’ten itibaren ise konut kiralarına özgü %25’lik geçici artış sınırı kaldırılarak TBK m.344’ün TÜFE rejimine geri dönüldü. Bu iki gelişme, hem kiracı hem ev sahibi için tahliye süreçlerinin teknik haritasını yeniden çizdi.
Bu yazıda, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu (TBK) ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde kiracının tahliyesi için açılabilecek tüm dava türlerini, başvuru koşullarını, sürelerini ve uygulamadaki tuzakları açıklıyoruz.
Kısa Özet: Kiracı tahliyesi için açılabilecek davalar dört ana başlıkta toplanır: (1) Kiraya verenden kaynaklanan sebeplerle tahliye (ihtiyaç, yeniden inşa, yeni malikin ihtiyacı), (2) Kiracıdan kaynaklanan sebeplerle tahliye (tahliye taahhüdü, iki haklı ihtar, kiracının başka konutu), (3) Süreye dayanan tahliye (özellikle 10 yıllık uzama süresinin sonunda bildirimle fesih), (4) İcra yoluyla tahliye (kira borcu veya tahliye taahhüdüne dayalı). Kira ilişkisinden doğan dava açılışlarında zorunlu arabuluculuk kuraldır; ilamsız icra yoluyla tahliye ise bu kuralın istisnasıdır.
- Kiracıyı Çıkarmak Neden Bu Kadar Zor? Kanunun Felsefesi
Türk Borçlar Kanunu’nun 339-356. maddeleri arasında düzenlenen konut ve çatılı işyeri kiraları, sosyal devlet ilkesinin somutlaştığı alanlardan biridir. Yasakoyucu, kiracıyı sözleşmenin zayıf tarafı olarak görür ve onu evden çıkarılmaya karşı korur. Bu yaklaşımın somut yansımaları şunlardır:
- Belirli süreli kira sözleşmesi sürenin bitimiyle kendiliğinden sona ermez; aksine, kiracının fesih bildirimi yapmaması halinde aynı koşullarla bir yıl daha uzar (TBK m.347/1).
- Kiraya veren, sürenin sona ermesini sebep göstererek tahliye talep edemez. Sözleşmenin bitimi tek başına tahliye sebebi değildir.
- Kiraya verenin tahliye talep edebilmesi için kanunda sayılan belirli sebeplerden birine dayanması gerekir.
- Bu sebepler ya kiraya verenden kaynaklanan ihtiyaç gibi durumlar, ya da kiracıdan kaynaklanan taahhüt ihlali, kira ödememe gibi davranışlardır.
Kira hukukunda yapılan en yaygın hata, kiracıya “kontrat bitti, çık” demektir. Bu, hukuki bir sonuç doğurmaz ve hatta sürecin bozulmasına neden olur. Doğru yöntem, durumun analiz edilerek uygun tahliye yolunun seçilmesi ve buna ilişkin yasal sürelerin titizlikle takip edilmesidir.
- Kiraya Verenden Kaynaklanan Sebeplerle Tahliye Davaları
2.1. İhtiyaç Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m.350/1)
Kiraya veren, kiralanan taşınmaza:
- Kendisi,
- Eşi,
- Altsoyu (çocuk, torun),
- Üstsoyu (anne, baba, dede, nine),
- Veya kanun gereği bakmakla yükümlü olduğu diğer kişiler
için konut ya da işyeri olarak kullanma zorunluluğu doğmuşsa, sözleşme süresinin sonunda tahliye davası açabilir.
İhtiyacın hukuken kabul edilebilir olması için üç temel kriter:
- Gerçek olmalıdır. Hayali, soyut, ileride doğacağı varsayılan ihtiyaç yetmez.
- Samimi olmalıdır. Kiracıyı çıkarmak için bahane olarak kurgulanmış bir ihtiyaç değil, içtenlikle hissedilen bir gereksinim olmalıdır.
- Zorunlu olmalıdır. Kiraya veren veya yakını için başka makul alternatif bulunmamalıdır.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadı, bu üç kriteri özellikle ihtiyaç sahibinin başka taşınmazı olup olmadığı, mevcut konutunun kullanım koşulları, çocuğun okul/iş durumu, ailenin sosyal-ekonomik konumu gibi somut verilerle değerlendirir.
Dava açma süresi: Dava, belirli süreli sözleşmenin bitiminden itibaren 1 ay içinde açılmalıdır. Belirsiz süreli sözleşmelerde fesih bildirimine ilişkin yasal sürelere uyulması ve fesih bildiriminden itibaren 1 ay içinde dava açılması gerekir.
Kritik yasak (TBK m.355): İhtiyaç sebebiyle tahliye edilen taşınmaz, 3 yıl boyunca haklı bir sebep olmaksızın eski kiracıdan başkasına kiraya verilemez. Bu yasağa aykırı davranan kiraya veren, eski kiracıya son kira yılında ödenen 1 yıllık kira bedelinden az olmamak üzere tazminat ödemekle yükümlüdür. Bu hüküm, sahte ihtiyaç iddialarını caydıran en güçlü mekanizmadır.
2.2. Yeniden İnşa ve İmar Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m.350/2)
Kiralanan taşınmazın yeniden inşası veya imarı amacıyla esaslı onarımı, genişletilmesi ya da değiştirilmesi gerekiyor ve bu işler sırasında kullanımın imkânsız olduğu durumlarda kiraya veren tahliye davası açabilir.
Aranan koşullar:
- İmar/onarım çalışması gerçek ve ciddi olmalıdır; gösteriş amaçlı küçük tadilatlar bu kapsama girmez.
- İlgili belediyeden alınmış yapı ruhsatı, proje ve teknik raporlar sunulmalıdır.
- Çalışma süresince taşınmazın kullanılmasının mümkün olmadığı ispat edilmelidir.
Eski kiracının öncelik hakkı (TBK m.355/2): Yeniden inşa edilen taşınmaz aynı amaçla kiraya verilmek istenirse, eski kiracıya kira sözleşmesinin sona ermesinden itibaren 1 ay içinde yapılacak yazılı teklifle öncelik tanınması zorunludur. Bu öncelik hakkı 3 yıl süreyle korunur. Yasağa aykırılık halinde, ihtiyaç tahliyesinde olduğu gibi, son yıllık kira bedelinden az olmayan tazminat sorumluluğu doğar.
2.3. Yeni Malikin İhtiyacı Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m.351)
Kiralanan taşınmazı sonradan satın alan, miras veya başka bir hukuki sebeple edinen kişi, kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişiler için kullanma zorunluluğu varsa tahliye talep edebilir.
Süre rejimi (çok kritik):
- Yeni malik, edinim tarihinden itibaren 1 ay içinde durumu kiracıya yazılı olarak bildirmelidir.
- Bu bildirim yapılırsa, edinim tarihinden 6 ay sonra tahliye davası açabilir.
- Yeni malik dilerse mevcut sözleşmenin sona ermesini bekleyip, bu sürenin bitiminden itibaren 1 ay içinde de dava açabilir.
1 aylık bildirim süresinin kaçırılması, yeni malikin edinim tarihine bağlı 6 aylık özel hızlı tahliye yolunu kapatır; bu durumda yeni malik mevcut kira sözleşmesinin sonunu beklemek zorunda kalır.
- Kiracıdan Kaynaklanan Sebeplerle Tahliye Davaları (TBK m.352)
3.1. Yazılı Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye (TBK m.352/1)
Uygulamada en sık başvurulan ve en hızlı sonuç veren yol, yazılı tahliye taahhüdüne dayalı tahliyedir. Bu yolun işleyebilmesi için taahhüdün dört şartı birlikte taşıması gerekir:
- Yazılı şekilde olmalıdır. Sözlü taahhüt geçersizdir.
- Belirli bir tahliye tarihi içermelidir. “Yakın zamanda boşaltacağım” gibi muğlak ifadeler yetmez.
- Taahhüt, kiracının bizzat kendisi veya yetkili temsilcisi tarafından imzalanmış olmalıdır.
- Kira sözleşmesinin imzalanmasından sonraki bir tarihte verilmiş olmalıdır.
En kritik nokta — taahhüt tarihi: Kira sözleşmesi ile aynı tarihte alınan tahliye taahhüdü Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre geçersizdir. Çünkü ev kiralama anında kiracının pazarlık gücü zayıftır ve baskı altında imzaladığı varsayılır. Taahhüt, mutlaka sözleşme imzalandıktan sonraki bir tarihte ve serbest iradeyle alınmalıdır. Pratikte sözleşmeden günler veya haftalar sonra bağımsız bir belge olarak düzenlenmelidir.
Tahliye yolu seçimi: Taahhüt edilen tarihte kiracı taşınmazı boşaltmazsa, kiraya verenin önünde iki ayrı yol vardır:
- (a) Sulh Hukuk Mahkemesi’nde tahliye davası: Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay içinde dava açılmalıdır. Bu yol, zorunlu arabuluculuk kapsamındadır.
- (b) İcra dairesinde ilamsız icra takibi (İİK m.272): Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi yapılabilir; bu yol arabuluculuk dışındadır ve genellikle daha hızlıdır. Kiracı 7 gün içinde itiraz etmezse takip kesinleşir; itiraz halinde itirazın kaldırılması davası açılır.
3.2. İki Haklı İhtar Nedeniyle Tahliye Davası (TBK m.352/2)
Kiracı bir kira yılı içinde kira borcunu zamanında ödememesi nedeniyle iki kez yazılı haklı ihtara muhatap olmuşsa, kiraya veren kira yılının sonunda tahliye davası açabilir.
Kritik şartlar:
- İki ihtarın da yazılı ve haklı olması gerekir. Sözlü uyarılar veya WhatsApp mesajları sayılmaz; en güvenlisi noter ihtarnamesidir.
- İhtarlar aynı kira yılı içinde olmalıdır; farklı kira yıllarında çekilen ihtarlar bu hükmün uygulanması için birleştirilemez.
- İhtarın “haklı” sayılması için, ihtara konu olan kira borcunun gerçekten muaccel ve ödenmemiş olması gerekir.
- Aynı ay için iki ayrı ihtar değil, iki ayrı aya/döneme ilişkin iki ayrı ihtar çekilmiş olmalıdır.
Dava açma süresi: Dava, ihtarlara konu olan kira yılının bitiminden itibaren 1 ay içinde açılmalıdır. Bu süre hak düşürücüdür.
Bu yol, kira borcunu sürekli geciktiren ancak nihayetinde ödeyen kiracılar için en etkili çözümdür. Çünkü icra takibinde kiracı borcunu öderse takip son bulurken, iki haklı ihtar yolunda borç ödenmiş olsa dahi tahliye davası açma hakkı baki kalır.
3.3. Kiracının veya Eşinin Aynı İlçede Konutu Olması (TBK m.352/3)
Kiracının veya birlikte yaşadığı eşinin aynı ilçe veya belde belediye sınırları içinde oturmaya elverişli bir konutu varsa ve kiraya veren bu durumu kira sözleşmesinin yapıldığı sırada bilmiyor idiyse, sözleşmenin bitiminden itibaren 1 ay içinde tahliye davası açabilir.
Aranan koşullar:
- Kiracının/eşinin söz konusu konutu aynı ilçe veya belde sınırlarında olmalıdır.
- Konut oturmaya elverişli olmalıdır; harabe, bağ evi, küçük kulübe gibi taşınmazlar bu kapsama girmez.
- Kiraya veren, sözleşme yapıldığı sırada bu durumu bilmiyor olmalıdır. Bilse ve yine de kiraya vermişse bu hakkını kullanamaz.
Bu yol uygulamada nispeten az başvurulan ancak özellikle kiracının yatırım amaçlı ev edindiği veya boşandıktan sonra eşinin evine taşınma imkânı bulunduğu durumlarda işlevsel olabilen bir yoldur.
- Süreye Dayanan Tahliye: 10 Yıllık Uzama Hükmü (TBK m.347)
Türk kira hukukunun en önemli yapı taşlarından biri TBK m.347/1‘in son cümlesinde gizlidir: Konut ve çatılı işyeri kiralarında, kiracının fesih bildirimi yoluyla sona erdirmediği belirli süreli sözleşmeler her uzama yılında bir yıl uzar; ancak 10 yıllık uzama süresinin bitiminden sonra kiraya veren, herhangi bir sebep göstermeksizin sözleşmeyi sona erdirebilir.
4.1. 10 Yıllık Uzama Süresinin Hesabı
Hesap basittir ama uygulamada karıştırılır:
- Belirli süreli ilk sözleşme yılı uzama süresine dahil değildir.
- İlk yılın bitiminden itibaren her yıl bir uzama yılı sayılır.
- 10 uzama yılının dolması, kira ilişkisinin toplam 11. yılına karşılık gelir.
Örnek: 1 Eylül 2014’te yapılmış 1 yıllık konut kira sözleşmesinde:
- 1 Eylül 2015’te 1. uzama yılı başlar.
- 1 Eylül 2024’te 10. uzama yılı sona erer.
- Kiraya veren, 1 Eylül 2025’ten itibaren her uzama yılının bitiminden 3 ay önce yazılı bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebilir; hiçbir gerekçe sunmak zorunda değildir.
4.2. Bu Yolun Pratik Önemi
10 yıllık uzama hükmü, kiraya verenin elindeki en güçlü tahliye aracıdır. Çünkü:
- İhtiyaç ispatı gerekmez.
- Kiracının kira ödememesi gibi kusurlu davranışı aranmaz.
- Sahte sebep iddiası ile karşılaşılmaz.
- Tahliye sonrası taşınmazın 3 yıl başkasına kiralanma yasağı bu yolda uygulanmaz.
Tek koşul, 3 aylık yazılı bildirim süresine titizlikle uyulmasıdır. Bildirim noter aracılığıyla yapılmalı ve bildirim tarihinin uzama yılı bitiminden 3 ay önce kesinleşmiş olduğu belgelenmelidir.
4.3. Belirsiz Süreli Sözleşmelerde Fesih (TBK m.347/2 ve 348)
Belirsiz süreli kira sözleşmelerinde kiraya veren, kira ilişkisinin başlangıcından 10 yıl geçtikten sonra, genel hükümlere göre fesih bildirimi yoluyla sözleşmeyi sona erdirebilir. Bu bildirim de 6 aylık fesih süresine ve uygun zamana uyularak yapılır.
- İcra Yoluyla Tahliye: Hızlı ama Teknik Yollar
İcra yoluyla tahliye, mahkeme kararı (ilam) aranmaksızın doğrudan icra dairesinde başlatılan tahliye sürecidir. Zorunlu arabuluculuk dışında olması ve davaya kıyasla daha hızlı işlemesi nedeniyle uygulamada çok sık tercih edilir.
5.1. Kira Borcu Nedeniyle İlamsız Tahliye (İİK m.269 — Örnek 13)
Kiracı kira bedelini zamanında ödemezse, kiraya veren ödeme emri (Örnek 13) gönderme yolu ile hem kira alacağını tahsil edebilir hem de tahliyeyi sağlayabilir.
Süreç:
- İcra dairesinden kiracıya Örnek 13 ödeme emri gönderilir.
- Ödeme emrinde kiracıya 30 günlük ödeme süresi (konut/çatılı işyeri için) tanınır.
- Kiracı bu süre içinde:
- Borcu öderse: Takip son bulur, ancak 1 kira yılında 2. defa olursa “iki haklı ihtar” yolu açılabilir.
- Borcu ödemez ve itiraz da etmezse: Takip kesinleşir; kiraya veren 6 ay içinde icra mahkemesinde tahliye talebinde bulunur.
- Süresinde itiraz ederse: Sulh Hukuk Mahkemesi’nde itirazın kaldırılması ve tahliye davası açılır.
Önemli: Kira sözleşmesi imzaya itiraz edilemiyorsa (yani sözleşmenin varlığı kesin ise), icra mahkemesinde itirazın kaldırılması ve tahliye mümkündür. Sözleşmenin varlığı tartışmalıysa, sulh hukuk mahkemesinde dava açmak gerekir.
5.2. Tahliye Taahhüdüne Dayalı İlamsız Tahliye (İİK m.272 — Örnek 14)
Yukarıda 3.1’de açıklanan yazılı tahliye taahhüdüne dayalı olarak, taahhüt tarihinden sonra 6 ay içinde icra dairesinden Örnek 14 tahliye emri gönderilebilir.
Süreç:
- Kiracıya 7 gün içinde itiraz hakkı tanıyan tahliye emri tebliğ edilir.
- Kiracı itiraz etmezse: 15 gün sonra icra dairesi tahliye işlemini gerçekleştirir.
- Kiracı itiraz ederse: İcra mahkemesine başvurularak itirazın kaldırılması ve tahliye talep edilir.
Kiracının itirazda ileri sürebileceği itirazlar oldukça sınırlıdır: imza inkârı, taahhüt tarihinin sözleşme tarihiyle aynı olduğu, taahhüdün geçersizliği gibi. Bu nedenle sağlam bir taahhütle başlatılan ilamsız tahliye, çoğu zaman 2-3 ay içinde sonuç verir.
5.3. İcra Yolu vs. Mahkeme Yolu — Stratejik Karar
İki yol arasında seçim yaparken şu kıyaslama yararlıdır:
Kriter | İlamsız İcra Yolu | Mahkeme Yoluyla Tahliye |
Süre | 2-6 ay | 12-24 ay |
Arabuluculuk | Zorunlu değil | Zorunlu |
Avukatlık ücreti | Daha düşük | Daha yüksek |
Kararsız sözleşmelerde uygulanabilirlik | Riskli | Daha güvenli |
Karmaşık ihtilaflarda | Yetersiz kalır | Daha kapsamlı |
Genel kural: Sözleşme açık, taahhüt kesin ve borç tartışmasızsa ilamsız icra yolu tercih edilir. Tartışmalı, çekişmeli, karmaşık durumlarda mahkeme yolu daha sağlıklıdır.
- Özel Durumlarda Tahliye
6.1. Sözleşmeye Aykırı Kullanım (TBK m.316)
Kiracı, taşınmazı sözleşmede öngörülen amaca aykırı kullanır (örneğin konut olarak kiralanan yeri işyeri yapar), komşulara rahatsızlık verir veya taşınmaza zarar verirse:
- Kiraya veren önce yazılı ihtar çekerek aykırılığa son verilmesi için uygun süre tanır.
- Süre sonunda durum devam ederse, tahliye davası açılabilir.
Bu yol, gürültücü kiracı, izinsiz hayvan besleyen kiracı, evi pansiyona/Airbnb’ye dönüştüren kiracı gibi vakalarda işlevseldir.
6.2. Alt Kira ve Kullanım Hakkının Devri Yasağına Aykırılık (TBK m.322)
Kiracı, yazılı izin almadan taşınmazı tamamen veya kısmen başkasına kiralayamaz, kullanım hakkını devredemez. Aykırılık halinde, yazılı ihtar ve uygun süre tanınmasının ardından tahliye davası açılabilir.
6.3. Ölüm Halinde Sözleşmenin Sona Ermesi
Kiracının ölümü halinde sözleşme kural olarak sona ermez; mirasçılar sözleşmeyi devralır. Ancak mirasçılar kiraya verene yapacakları yazılı bildirimle, yasal fesih sürelerine uyarak sözleşmeyi feshedebilirler (TBK m.333). Kiraya verenin ölümü halinde de sözleşme aynı şekilde devam eder.
- Zorunlu Arabuluculuk: 1 Eylül 2023 Devrimi
7445 sayılı Kanun ile değiştirilen 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu uyarınca, 1 Eylül 2023 tarihinden itibaren kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar dava şartı arabuluculuk kapsamına alındı.
7.1. Arabuluculuk Zorunluluğu Olan Davalar
- Tahliye davaları (mahkeme yoluyla),
- Kira tespit davası,
- Kira uyarlama davası,
- Kira alacağı davası,
- Kira ilişkisinden doğan tazminat ve diğer alacak davaları.
7.2. Arabuluculuk Zorunluluğu Bulunmayan İşlemler
- İlamsız icra yoluyla tahliye (İİK m.269 ve m.272),
- İlamsız icra takibine itirazın kaldırılması ve tahliye davası (icra mahkemesinde),
- İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talepleri.
Bu istisna, kira hukukunda neden ilamsız icra yolunun uygulamada bu kadar tercih edildiğinin temel nedenlerinden biridir.
7.3. Arabuluculuk Süreci
- Başvuru, kiralananın bulunduğu yer adliyesindeki Arabuluculuk Bürosu’na, e-Devlet üzerinden veya doğrudan adliye Arabuluculuk Merkezi’ne yapılır.
- Süreç 3 hafta içinde tamamlanır (gerekirse 1 hafta uzatılabilir).
- Anlaşma sağlanırsa ilam niteliğinde belge düzenlenir; doğrudan icraya konulabilir.
- Anlaşma sağlanamazsa anlaşmama tutanağı düzenlenir; bu tutanak dava dilekçesine eklenmek zorundadır. Aksi halde dava usulden reddedilir.
- Görevli ve Yetkili Mahkeme, Süreler
Görevli Mahkeme: Sulh Hukuk Mahkemesi (HMK m.4/1-a). Aile Mahkemesi gibi özel görevli bir mahkeme yoktur.
Yetkili Mahkeme: Kiralananın bulunduğu yer mahkemesi (HMK m.12/1) veya genel yetki kurallarına göre davalının yerleşim yeri mahkemesi.
Hak Düşürücü Süreler — Özet Tablo:
Tahliye Yolu | Dava Açma Süresi |
İhtiyaç (kiraya veren) | Sözleşme bitiminden itibaren 1 ay |
Yeni malikin ihtiyacı | Edinim tarihinden 6 ay sonra (1 ay içinde bildirim koşuluyla) |
Tahliye taahhüdü | Taahhüt edilen tarihten itibaren 1 ay |
İki haklı ihtar | Kira yılının bitiminden itibaren 1 ay |
Aynı yerde konut sahipliği | Sözleşme bitiminden itibaren 1 ay |
10 yıllık uzama sonu | Uzama yılı bitiminden 3 ay önce bildirim, ardından dava |
Bu süreler hak düşürücü niteliktedir; bir kez kaçırıldığında bir sonraki yıla kadar yeni bir hak penceresi açmak gerekir.
- Yaygın Yanılgılar
Yanılgı 1: “Kira sözleşmesi bitti, kiracıyı çıkarabilirim.” Yanlış. Sözleşmenin sona ermesi tek başına tahliye sebebi değildir. Kanunda sayılan sebeplerden birine dayanmanız gerekir.
Yanılgı 2: “Tahliye taahhüdünü kira sözleşmesi ile birlikte aldım, geçerli.” Yanlış. Kira sözleşmesi ile aynı tarihte alınan tahliye taahhüdü Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre geçersizdir. Mutlaka sözleşmeden sonraki bir tarihte olmalıdır.
Yanılgı 3: “Kiracı kira ödemiyor, doğrudan tahliye davası açayım.” Genelde verimsiz. İlamsız icra yoluyla (Örnek 13) kira borcu nedeniyle tahliye çok daha hızlıdır ve arabuluculuk dışındadır.
Yanılgı 4: “5 yıl doldu, kiracıyı çıkarabilirim.” Yanlış. 5 yıllık süre kira tespit davası içindir; kiranın TÜFE sınırı dışında piyasa değerine güncellenmesi için. Tek başına tahliye sebebi değildir.
Yanılgı 5: “Tahliye için sadece bir defa ihtar çekmek yeter.” Yanlış. İki haklı ihtar yolunda bir kira yılında iki ayrı ihtar çekilmiş olmalıdır. Aynı dönem için iki ihtar bu hükmü tetiklemez.
Yanılgı 6: “İhtiyaç nedeniyle tahliye ettim, evi yıllarca boş tutmak zorunda mıyım?” Hayır, ancak 3 yıl boyunca eski kiracıdan başkasına haklı sebep olmaksızın kiralayamazsınız. Aksi halde bir yıllık kira tutarında tazminat sorumluluğu doğar (TBK m.355).
Yanılgı 7: “10 yıllık uzama dolunca kiracı zaten çıkmak zorunda.” Yanlış. Otomatik tahliye olmaz. Kiraya verenin 3 ay önceden yazılı bildirim yapması ve bildirim sonrası dava açması gerekir.
Yanılgı 8: “Yeni malikim, ihtiyacım var, hemen tahliye davası açabilirim.” Eksik. Edinim tarihinden itibaren 1 ay içinde durumu kiracıya yazılı bildirmeniz gerekir; aksi halde edinime bağlı 6 aylık özel hızlı tahliye yolu kapanır.
Yanılgı 9: “Tahliye davası açtım, arabuluculuğa gerek yok.” Yanlış. Mahkeme yoluyla tahliye davalarında 1 Eylül 2023 sonrası arabuluculuk dava şartıdır. Anlaşmama tutanağı olmadan açılan dava usulden reddedilir.
Daha fazla bilgi için...
Yayınımıza konu hukuki mesele hakkında daha fazla bilgi ve randevu talepleriniz için ofisimize ulaşabilirsiniz.



