Kesinleşmiş Ceza Kararına Karşı Hangi Yollara Başvurulabilir?

Kesinleşmiş bir ceza kararı, kural olarak değiştirilemez; ancak dosya her zaman kapanmış sayılmaz. Olağanüstü kanun yolları, Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru, adli hatanın hukuki güvenlikten ağır bastığı durumlar için öngörülmüştür. Hangi yolun açık olduğu kararın türüne, hatanın niteliğine ve sürelere göre değişir.

Başvuru yollarına genel bakış

Hukuk düzeni, kesin hükmün otoritesini ve aynı fiilden iki kez yargılanmama ilkesini korumak için kesinleşen kararlara dokunulmasını kural olarak yasaklar. Bu kural mutlak değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu dört olağanüstü kanun yolu düzenler; bunlara anayasal ve uluslararası başvuru yolları eklenir.

Kesinleşmiş ceza kararlarına karşı başvuru yolları (özet)
YolKim harekete geçirirHangi kararlarSüreKarar mercii
Yargıtay C. Başsavcısı itirazı (CMK 308)Başsavcı, re’sen veya istem üzerineYargıtay ceza dairesi kararlarıDosyanın tesliminden itibaren 3 ay; lehe süresizYargıtay Ceza Genel Kurulu
BAM C. başsavcılığı itirazı (CMK 308/A)Başsavcılık, re’sen veya istem üzerineBAM ceza dairelerinin kesin kararlarıKararın verilmesinden itibaren 1 ay; lehe süresizCeza daireleri başkanlar kurulu
Kanun yararına bozma (CMK 309)Adalet Bakanlığıİstinaf veya temyizden geçmeden kesinleşen kararlarSüre yokYargıtay ilgili ceza dairesi
Yargılamanın yenilenmesi (CMK 311 vd.)Hükümlü, müdafi ve diğer ilgililerKesinleşmiş hükümlerKural olarak süresiz; AİHM kararına dayanırsa 1 yılHükmü veren mahkeme
AYM bireysel başvuruHakkı ihlal edilen kişiOlağan kanun yolları tüketilmiş kararlar30 günAnayasa Mahkemesi
AİHM başvurusuHakkı ihlal edilen kişiİç hukuk yolları tüketilmiş kararlar4 ayAvrupa İnsan Hakları Mahkemesi

Başsavcılık itirazları: CMK 308 ve 308/A

Yargıtay ceza dairelerinin kararlarına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Ceza Genel Kuruluna (CMK m. 308), bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kesin kararlarına karşı ise bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığı ilgili daireye (CMK m. 308/A) itiraz edebilir. Her iki yolda da itiraz önce kararı veren daireye gider; daire kararını düzeltmezse dosya üst kurula gönderilir.

Hükümlünün doğrudan itiraz yetkisi yoktur. Yapılabilecek olan, başsavcılığa gerekçeli bir istem dilekçesi sunmaktır. 16.07.2026 tarihli 7589 sayılı Kanun’la CMK m. 308’deki süre, dosyanın başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç aya çıkarılmış ve istemde bulunabilecek kişiler (sanık, sanık adına kanun yoluna başvurabilecekler, katılan ve suçtan zarar görenler) sayılmıştır. Her iki yolda da sanık lehine itiraz süreye bağlı değildir.

Kanun yararına bozma

Kanun yararına bozma, istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıklar için öngörülmüştür (CMK m. 309). Yolu Adalet Bakanlığı işletir; hükümlü veya avukatı Bakanlığa başvurarak bu yetkinin kullanılmasını talep edebilir. Bakanlığın talebi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı bozma istemini Yargıtayın ilgili ceza dairesine iletir.

Bozmanın sonucu, hukuka aykırılığın türüne göre değişir. Mahkûmiyet hükmünün usule veya savunma hakkına ilişkin yönü bozulursa yeniden yargılama yapılır ve yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz. Bozma cezanın kaldırılmasını veya daha hafif bir cezayı gerektiriyorsa Yargıtay ceza dairesi buna doğrudan hükmeder. Mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin bozma ise aleyhe sonuç doğurmaz.

Yargılamanın yenilenmesi

Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş hükmün dayandığı olgulardaki hatalara karşı başvurulan yoldur. CMK m. 311, hükümlü lehine yenileme sebeplerini sınırlı olarak sayar:

  • Duruşmada kullanılan ve hükmü etkileyen bir belgenin sahte olduğunun anlaşılması.
  • Yeminli dinlenen bir tanık veya bilirkişinin, hükmü etkileyecek biçimde hükümlü aleyhine gerçek dışı beyanda bulunması.
  • Hükme katılan bir hâkimin, ceza kovuşturmasını gerektirecek biçimde görevinde kusur etmesi.
  • Ceza hükmünün dayandığı hukuk mahkemesi kararının, kesinleşmiş başka bir kararla ortadan kalkması.
  • Beraati veya daha hafif bir cezayı gerektirecek nitelikte yeni olay veya delillerin ortaya çıkması.
  • Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı ya da dostane çözüm veya tek taraflı deklarasyon üzerine verilen düşme kararı.

İstem hükmü veren mahkemeye sunulur ve mahkeme istemin kabule değer olup olmadığına duruşma yapmadan karar verir (CMK m. 318). İstem kabul edilirse deliller toplanır ve gerekirse duruşma açılarak yeniden yargılama yapılır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü yenileme istemine engel değildir. İstem infazı kendiliğinden durdurmaz; ancak mahkeme infazın ertelenmesine veya durdurulmasına karar verebilir. Hükümlü lehine yenilemede verilecek yeni hüküm önceki cezadan ağır olamaz.

AİHM kararına dayalı yenilemede süre bir yıldır. Yenileme sebeplerinin çoğu süreye bağlı değildir. Ancak Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararına dayanan istem, bu kararın kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl içinde yapılmalıdır (CMK m. 311/1-f).

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru

Bireysel başvuru, Anayasa m. 148 ve 6216 sayılı Kanun çerçevesinde, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin ortak koruma alanındaki bir hakkın kamu gücü tarafından ihlal edildiği iddiasıyla yapılır. Başvuru için olağan kanun yollarının (istinaf ve temyiz) tüketilmiş olması gerekir. Olağanüstü kanun yollarının tüketilmesi şart değildir; Anayasa Mahkemesi başsavcılık itirazı istemini başvuru süresini etkileyen bir yol olarak kabul etmemektedir.

Başvuru, başvuru yollarının tüketildiği, başvuru yolu yoksa ihlalin öğrenildiği tarihten itibaren 30 gün içinde yapılmalıdır. İhlal iddialarının istinaf ve temyiz aşamalarında esas itibarıyla dile getirilmiş olması da gerekir; bu nedenle iddiaların olağan kanun yollarında eksiksiz ileri sürülmesi önemlidir.

Anayasa Mahkemesi kararı kendisi bozmaz. İhlal bir mahkeme kararından kaynaklanıyorsa, dosyayı ihlalin ve sonuçlarının giderilmesi için yeniden yargılama yapmak üzere ilgili mahkemeye gönderir. Mahkeme yeniden yargılama yapmakla yükümlüdür; bunun için ayrıca yenileme sebebi aranmaz (6216 s. K. m. 50).

30 günlük süre hak düşürücüdür. Başsavcılığa itiraz istemi veya Adalet Bakanlığına kanun yararına bozma başvurusu yapılmış olması bu süreyi durdurmaz. Olağanüstü yollar ile bireysel başvuru birlikte planlanmalıdır.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvuru

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru dahil iç hukuk yolları tüketildikten sonra, Sözleşme ile güvence altına alınan bir hakkın ihlali iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine başvurulabilir. 15 No’lu Protokol ile başvuru süresi altı aydan dört aya indirilmiştir; dört aylık süre 1 Şubat 2022’den sonra kesinleşen iç hukuk kararlarına uygulanır ve nihai kararın öğrenilmesiyle işlemeye başlar.

AİHM ulusal mahkeme kararlarını bozamaz; ihlal tespit eder ve adil tazminata hükmedebilir. Ceza davasında verilen ihlal kararı ise CMK m. 311/1-f uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebidir. Anayasa Mahkemesi ihlal tespit edip yeniden yargılama yolunu açtığında başvurucunun mağdur sıfatı çoğu zaman ortadan kalkar; ihlalin yeterince giderilmediği hâllerde ise AİHM başvurusu gündeme gelebilir.

Memnu hakların iadesi

Memnu hakların iadesi, kesinleşmiş hükmü değiştiren bir yol değildir; mahkûmiyetin sonucu olarak yasaklanan hakların, kanuni şartlar gerçekleştiğinde geri kazanılmasını sağlar (5352 sayılı Adli Sicil Kanunu m. 13/A). Kamu görevine girme veya belirli meslekleri yapma gibi haklar bakımından önem taşıdığından, hükmün değiştirilmesi mümkün görünmeyen dosyalarda ayrıca değerlendirilmelidir.

Doğru yolu seçmek

Başarılı bir başvuru, hatanın niteliğine uygun yolun seçilmesine ve sürelere uyulmasına bağlıdır. Yanlış merciye yapılan bir başvuru, açık olan diğer yolların süresinin kaçırılmasına yol açabilir.

  1. Kararın nasıl kesinleştiğini belirleyin: istinaf veya temyizden geçerek mi, doğrudan kesin olarak mı?
  2. Hatanın türünü ayırın: hukuki değerlendirme hatası mı (başsavcılık itirazı, kanun yararına bozma), olgu veya delil hatası mı (yargılamanın yenilenmesi), temel hak ihlali mi (bireysel başvuru)?
  3. Kesinleşme tarihini esas alarak 30 günlük bireysel başvuru süresini ve diğer süreleri takvime bağlayın.
  4. Birden fazla yol açıksa bunları birbirini engellemeyecek şekilde paralel yürütün.

Kaynaklar

Bu yazı genel bilgilendirme amacı taşır; somut bir olay hakkında hukuki görüş niteliğinde değildir. Değerlendirme 28 Ekim 2026 tarihindeki mevzuata göre yapılmıştır.

Daha fazla bilgi için...

Yayınımıza konu hukuki mesele hakkında daha fazla bilgi ve randevu talepleriniz için ofisimize ulaşabilirsiniz.

Yukarı Çık