12. YARGI PAKETİ VE İNFAZ DÜZENLEMESİ
12. Yargı Paketi, kamuoyunun uzun süredir gündeminde olan ve özellikle hükümlü yakınları tarafından yakından takip edilen bir reform düzenlemesidir. Sosyal medyada dolaşan pek çok bilgi spekülatif nitelikte olup, beklenti ile yürürlükteki hukuk arasındaki sınırın netleştirilmesi büyük önem taşımaktadır. Bu yazıda, Adalet Bakanlığı’nın resmi açıklamaları esas alınarak pakette yer alan ve yer almayan düzenlemeler değerlendirilmektedir.
I. 12. YARGI PAKETİ NEDİR?
Yargı paketleri, Türk hukukunda birden fazla kanunda eş zamanlı değişiklik öngören torba nitelikli reform düzenlemeleridir. 11. Yargı Paketi, 25 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girmiş; ardından Adalet Bakanlığı bünyesinde 12. paket üzerinde çalışmalar yoğunlaşmıştır.
12. Yargı Paketi’nin nihai metni, 3 Nisan 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı’na sunulmuş olup; önümüzdeki süreçte TBMM Adalet Komisyonu’nda görüşülmesi beklenmektedir.
II. 12. YARGI PAKETİNDE İNFAZ DÜZENLEMESİ MEVCUT MUDUR?
Bu sorunun cevabı, hükümlü yakınlarının en çok merak ettiği konudur ve bilgi kirliliği en yoğun bu başlıkta yaşanmaktadır. Resmi cevap açıktır: 12. Yargı Paketi’nde infaza ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır.
Sosyal medyada dolaşan “infaz indirimi geliyor”, “31 Temmuz 2023 eşitsizliği giderilecek”, “denetimli serbestlik süreleri değişiyor” gibi iddialar; kaynağını kulis bilgileri veya eski taslak tartışmalarından almakta olup resmi açıklamalarla örtüşmemektedir. Hükümlü yakınlarının bu bilgilere dayalı beklenti oluşturmaması, hukuki ve duygusal yönden büyük önem taşımaktadır.
III. 12. YARGI PAKETİNDE HANGİ DÜZENLEMELER ÖNGÖRÜLMEKTEDİR?
Paketin ağırlık merkezi; ceza infaz rejimi değil, yargılama sürelerinin kısaltılması, usul hukuku iyileştirmeleri ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının genişletilmesidir.
1. Yargılama Sürelerinin Kısaltılması:
Türkiye’de derdest 12,5 milyon dosya bulunmaktadır. Paketin temel hedefi, bu dosya yükünün azaltılması ve makul sürede yargılanma hakkının güçlendirilmesidir. Bu kapsamda Yargıtay’ın bozduğu dosyaların yerel mahkemelerde öncelikli görülmesi, HMK m. 20 değişikliği ile görevsizlik/yetkisizlik kararlarında dosyanın ilgili mahkemeye doğrudan gönderilmesi, “Atlamalı temyiz” sistemiyle istinaf ve Yargıtay aşamalarında sürelerin kısaltılması gündemdedir.
2. Arabuluculuk Kapsamının Genişletilmesi:
Bakan Gürlek, çekişmeli boşanma davalarında arabuluculuk hükümlerinin uygulanmasını öngören bir düzenlemenin paketin parçası olacağını ifade etmiştir. Yıllarca süren boşanma davalarının hem eşlere hem de adalet sistemine yarattığı yük göz önünde bulundurulduğunda, bu düzenleme aile hukuku pratiğinde önemli bir dönüşüme yol açabilecektir.
3. TCK m. 158 (Nitelikli Dolandırıcılık) ve IBAN Mağdurları:
Banka hesabını dolandırıcılık şebekelerine kiralayan ya da kullandıran yaklaşık 300 bin hesap sahibinden bir kısmı TCK m. 158 kapsamında cezalandırılmıştır. Bu kişiler için TCK m. 145’te düzenleme yapılacağını açıklamıştır. Bu, infaz indirimi değil; suçun niteliğinin yeniden ele alınmasına ilişkin bir değişikliktir ve yalnızca belirli bir mağdur grubunu kapsamaktadır.
4. Avukatlık Mesleğine İlişkin Düzenlemeler:
30 milyon TL üzeri tapu işlemlerinde iki taraf için avukat zorunluluğu, Avukatların bilgi ve belgelere erişiminin kolaylaştırılması, Avukatların özlük haklarının güçlendirilmesi paketin meslektaşlarımızı doğrudan ilgilendiren başlıklarıdır.
5.) 12. Yargı Paketi Ne Zaman Yasalaşacak?
Paket, 3 Nisan 2026 itibarıyla Cumhurbaşkanlığı’na sunulmuş olup TBMM Adalet Komisyonu’ndaki görüşme süreci devam etmektedir. Yasalaşma tarihine ilişkin kesin bir öngörüde bulunmak, Meclis gündemi ve komisyon çalışmalarının seyrine bağlı olduğundan hukuken mümkün değildir. Ancak 2026 yılı içerisinde yasalaşmasının öngörüldüğü bakanlık kaynaklarınca ifade edilmektedir.
Paket Resmî Gazete’de yayımlandığında, içeriği ve yürürlük tarihleriyle birlikte bu sayfada güncel değerlendirme yapılacaktır.
Daha fazla bilgi için...
Yayınımıza konu hukuki mesele hakkında daha fazla bilgi ve randevu talepleriniz için ofisimize ulaşabilirsiniz.


