T.C. YARGITAY 2. HUKUK DAİRESİ
Esas No : 2024/95 Karar No : 2024/1241
Taraflar arasındaki çocuğun velâyet sahibi annenin bekarlık soyadını kullanmasına izin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların boşanmaları ile ortak çocuk Nefes’in velâyetinin davacı anneye verildiğini, davalı babanın çocuğun doğumundan bir hafta sonra evi terk ettiğini, o günden sonra çocuğunu görmediğini, çocukla ilgilenmediğini, tek kuruş nafaka ödemediğini, nafaka ödememek için sigortasız olarak çalıştığını, ortak çocuğun babası ve babasının bütün akrabaları tarafından yok sayıldığını, davalı babanın önce davacının hamile olmasına sevindiğini ancak hamileliğin üçüncü ayında çocuğu istemediğini belirterek aldırma konusunda baskı kurduğunu, boşanma aşamasında da davalının sevgilisi olduğu ve sevgilisinin bu çocuğu istemediğinin ortaya çıktığını, günlük işlemlerde soyadı farklılığı nedeniyle davacının sorun yaşadığını, ortak çocuğun artık anaokuluna başladığını, artık sosyal ortamlarda soyadı farklılığı ile ilgili sorunlar yaşayacağını belirterek davanın kabulüne, ortak çocuk Nefes’in “Ünl.y.l” olan soyadının annenin bekarlık soyadı olan “G.n.ş” ile değiştirilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılar cevap dilekçesi sunmamışlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ana ve babanın velâyet hakkı kapsamında çocuğa soyadı koyma hak veyetkilerinin bulunmadığı, çocuğun soyadını, soybağının belirlediği, çocuğun soyadının bu şekilde belirlendikten sonra velâyet hakkına dayanarakdeğiştirmenin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı Kanun) 321 inci maddesindeki düzenleme karşısında mümkün olmadığı,boşanma nedeniyle velâyet hakkının anneye verilmiş olmasının, çocuğun soyadının değiştirilmesi için haklı bir neden sayılmadığı gibi, hukukimevzuat da buna onay vermediği, davacının dilekçesinde ileri sürdüğü hususların yasal dayanağının bulunmadığı, soyadı değişikliğinin çocuğunevlilik içinde doğmakla kazandığı statüye ve çocuğun yüksek menfaatlerine zarar vereceği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF
İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın reddi yönünden İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda kararverilmesi istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, çocuğun soyadının değiştirilmesinde çocuğun üstün yararınınbulunduğunu ispatlayamadığı, İlk Derece Mahkemesinin kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğu gerekçesiyle davacı vekilininistinaf taleplerinin oy çokluğu ile esastan reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ
Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; mahkemenin Yargıtay kararlarını ve özellikle Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarını ve bu iptallerdensonra verdiği kararları yok sayarak yanlış gerekçe ile davayı reddettiğini, Bölge Adliye Mahkemesince verilen karardaki muhalefet şerhinin leheolduğunu, davalı babanın çocuk doğduktan sonra bir kere bile görmeye gelmediğini, babalık vazifelerini yerine getirmediğini, iddialarınispatlanmış olduğunu, davanın haksız yere reddedildiğini, çocuğun üstün yararının ispatlandığını belirterek davanın reddi yönünden verilenkararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; çocuğun velâyeti altındaki annenin bekarlık soyadını kullanmasına izin verilmesi için gerekli şartların mevcut olup olmadığı, davanınreddinin dosya kapsamına uygun olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
İlgili Hukuk
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 10 uncu maddesi, 20 nci maddesi, 41 inci maddesi ile 90 ıncı maddesi, 6100 sayılı Kanun’un 369 uncumaddesinin birinci fıkrası, 370 inci maddesi ile 371 inci maddesi, 11 Nolu Protokol ile Değişik İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya DairSözleşmeye Ek 7 Nolu Protokol 5 inci maddesi, Anayasa Mahkemesi’nin 8.12.2011 tarihli ve 2010/119 esas, 2011/165 karar sayılı iptal kararı,4721 sayılı Kanunun 321 inci maddesi.
Değerlendirme
Dava, çocuğun, velâyet sahibi annesinin bekarlık soyadını kullanmasına izin davasıdır. Boşanma sonrası velâyet hakkına sahip davacı anneçocuğun üstün yararı varsa çocuğa kendi bekarlık soyadının verilmesini isteyebilir. Sadece velâyet hakkına sahip olmak, velâyet hakkına sahipdavacı anneye bekarlık soyadını çocuğuna kendiliğinden verme hakkını kazandırmaz. Burada çocuğun üstün yararı göz önünde tutulur. Ana vebabanın yararları; boşanmadaki kusurları, ahlaki değer yargıları, sosyal konumları gibi durumları, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde gözönünde tutulur. Somut olayda, davacı anne çocuğun soyadının bekarlık soyadı olan “G.n.ş” ile değiştirilmesini talep etmiş, yapılan yargılamasonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş olup davacı annenin istinaf yoluna başvurusu üzerine Bölge AdliyeMahkemesince esastan ret kararı verilmiş ise de; velâyet hakkına sahip annenin çocuğun soyadının kendi soyadı ile değiştirilmesi yönündekitalebinin velâyet hakkı kapsamındaki yetkilerin kullanımı ile ilgili olduğunun, velâyet hakkı kapsamında çocuğun soyadını belirleme hakkının dayer aldığının, bu hakkın kullanımının çocuğun üstün yararına aykırı olmaması gerektiğinin kabulü ile dosyadaki iddia ve tanık anlatımları gözönünde bulundurulduğunda, soyadı değişikliğinin çocuğun üstün yararına uygun olduğunun ispatlandığı, tanık anlatımlarından çocuğundoğumundan itibaren çocuk ile baba ve babanın ailesi arasında iletişimin bulunmadığı dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesigerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir.
KARAR
Açıklanan sebeplerle;
- Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının davacıyararına ortadan KALDIRILMASINA,
- İlk Derece Mahkemesi kararının davacı yararına BOZULMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
